Günümüzde HIV hastalığı ve
HIV tedavisi hakkında
insanın kafasını
karıştıracak kadar çok haber
duyulmaktadır. Gazetelerde,
dergilerde ve internette
birçok şey okuyorsunuz;
televizyondan,
arkadaşlarınızdan,
ailenizden, okulda, işte ve
sokakta birçok şey
duyuyorsunuz. Gerçekler,
hikayeler ve söylentiler
birbirine karışıyor. Bu
durum,
sağlıkları ve
tedavi seçenekleri
hakkında önemli kararlar
almaya çalışan HIV hastası
kişiler için ciddi bir
sorundur. Aşağıda HIV
hastalığı ile ilgili 10 mit
ve bilmeniz gereken
gerçekler verilmiştir.
1 |
Mit…
İlaç kullanımına bir
süre ara vermek
iyidir; vücudunuza
tüm ilaçlardan ve
yan etkilerinden
kurtulması için bir
şans verir.
Gerçekler...
İlaç
kullanımına bir süre
ara vermek HIV
hastası bir kişi
için çok zararlı
olabilir. Bağışıklık
sisteminizde
anti-HIV
ilaçları olmadan,
virüs her gün
milyonlarca yeni
virüs oluşturabilir.
Bu durum, virüse
değişmesi için bir
şans verir ve bu
değişmiş virüsün bir
kısmı ilaç
kullanımına ara
vermeden önce
aldığınız ilaçlara
dirençli olabilir.
Bir başka deyişle,
ilaçlar eskisi kadar
iyi veya uzun etkili
olmayabilir.
|
|
|
2 |
Mit…
Bir dozun alınmaması
önemli değildir, bir
sonraki dozdan devam
edebilirsiniz
Gerçekler...
Anti-HIV
ilaçları zamanında,
her gün, mümkün
olduğunca düzenli
alınmalıdır. Böylece
her ilacın
kanınızdaki düzeyi
yüksek kalacaktır.
Dozların alınmaması,
kandaki ilaç
seviyelerinin
düşmesine yol açar
ve virüs hızla
çoğalmaya ve
değişmeye başlar.
Değişikliğe uğramış
virüs aldığınız
ilaçlara karşı
dirençli olabilir ve
ilaç programınız
eskisi kadar etkili
olmayabilir. Bir
dozu atlarsanız,
bırakmayın.
İlacınızı alma
konusundaki daha iyi
yöntemleri öğrenmek
için
doktorunuza
başvurun. |
3 |
Mit…
İyi hissediyorsanız,
anti-HIV
ilaçları almaya
başlamanıza gerek
yoktur.
Gerçekler...
Vücudunuzda HIV
hastalığının
herhangi bir
belirtisi ortaya
çıkmasa bile, virüs
yavaş yavaş
bağışıklık
sisteminizi
zayıflatıyor
olabilir. Virüs
seviyenizi ve
T-hücresi sayımınızı
ölçme, size
durumunuz hakkında
bilgi verebilir.
Doktorunuzla
seçeneklerinizi
incelemek ve
tedaviye ne zaman
başlayacağınızı ve
hangi ilaçları
kullanmanız
gerektiğini
değerlendirmek
önemlidir.
|
4 |
Mit…
HIV tedavisi
görürken, virüsü
başkasına
bulaştıramazsınız
Gerçekler...
Anti-HIV ilaçları,
virüsü başkalarına
bulaştırmanızı
önlemez. Tedavi,
virüs miktarını
algılanamayacak
kadar düşük
seviyelerde tutar.
Ancak, HIV
vücudunuzda
varlığını devam
ettirir ve cinsel
ilişki, iğne
paylaşımı veya
annelerin
bebeklerini
emzirmesi yoluyla
başkalarına
bulaşabilir. |
5 |
Mit…
Hamile kalırsanız,
bebeğinizde de HIV
virüsü bulunacaktır
Gerçekler...
Anti-HIV
ilaçları, hamile
anneden bebeğine HIV
geçme riskini önemli
ölçüde
azaltabilirler.
Hamileyseniz veya
hamile kalmayı
düşünüyorsanız,
sağlık
uzmanınızla görüşün.
|
6 |
Mit…
HIV sizin gibi
insanlarda
incelenmemiştir
Gerçekler...
HIV
çalışmaları tüm
dünyada, her ırktan
insanlar üzerinde
gerçekleştirilmiştir.
Bu inceleme
kapsamında çocuklar,
eşcinseller ve
heteroseksüel
yetişkinler, hamile
kadınlar ve HIV ilaç
kullanıcıları yer
almaktadır. Her
gruptan insanların
anti-HIV
tedavisinden
yararlandıkları
kanıtlanmıştır.
|
7 |
Mit…
HIV söz konusu
olduğunda, bütünsel
veya alternatif tıp,
geleneksel "Batı
Dünyası" tıbbından
daha iyidir.
Gerçekler...
Bazı bütünsel
veya alternatif
ilaçlar, her iki
dünyanın da en iyi
olanaklarını sunmak
için Batı tıbbıyla
birlikte hareket
edebilir. Bütünsel
yaklaşım, beslenme,
diyet malzemeleri,
bitkiler ve
meditasyon ve kas
gevşetme gibi
zihin-vücut
tekniklerini
kullanır. Bazı
alternatif
tedaviler, anti-HIV
ilaçlarını
etkileyebildiği
için, yararlanmak
istediğiniz diğer
tedaviler için her
zaman
sağlık
uzmanınıza
başvurmalısınız.
Birlikte size uygun
bir plan
oluşturabilirsiniz.
|
8 |
Mit…
AZT* zehirlidir ve
diğer anti-HIV
ilaçlarından daha
kötü yan etkileri
vardır.
Gerçekler...
AZT,
HIV enfeksiyonunun
tedavisi için ilk
olarak 1987'de
onaylandı. İlacın
dozu bugün verilen
dozdan çok daha
yüksekti. İlerlemiş
hastalık ve daha
yüksek dozlar, daha
fazla yan etki
anlamına
gelmektedir. O
günlerde, AZT mevcut
tek ilaçtı ve tek
bir ilacın virüsle
savaşamayacağını
biliyoruz. Ancak,
günümüzde, AZT çok
etkili ve birden
fazla ilaçtan oluşan
birçok
tedavi
programının
genellikle iyi
tolere edilen bir
parçası olarak
değerlendirilmektedir.
*Zidovudine |
9 |
Mit…
AZT yalnızca kısa
bir süre etkili
oluyor
Gerçekler...AZT'nin
diğer iki ilaçla
birlikte verildiği
bir çalışmada,
yaklaşık 2 yıl
sonra, hastaların
ortalama %80'inde
virüs miktarının
belirlenemeyen
seviyelerde olduğu
gözlenmiştir. Bu
çalışma kapsamında
yer alan bazı
kişiler, AZT'yi
yaklaşık 4.5 yıldan
bu yana almaktaydı
ve ilaç hala
etkiliydi. Bir
hastada
belirlenemeyen
seviyede virüs
miktarı varsa (<400
kopya/ml), bu durum,
tedavinin etkili
olduğu anlamına
gelmektedir. Bir
başka ifadeyle
tedavi virüsü
öldürüyor ve HIV
hastalığının
ilerlemesini önlüyor
demektir. |
10 |
Mit…
AZT ilacının Afrika
kökenli
Amerikalılarda ve
Latin
Amerikalılarda,
Kafkasyalılara göre
farklı yan etkileri
vardır
Gerçekler...
Çalışmalar, ırkları
veya etnik kökenleri
ne olursa olsun HIV
deneyimine sahip
insanlarda AZT ile
benzer yan etkiler
görülmüştür.
Derisinin rengi koyu
olan insanların deri
tonunda, tırnaklarda
ve saç yapısında
küçük değişiklikler
meydana gelebilir.
AZT ilacının en
yaygın olumsuz
etkisi, baş ağrısı,
mide bulantısı ve
halsizliktir. AZT
kullanan hastalar,
kas zedelenmesi ve
kırmızı ve beyaz kan
hücrelerinde bir
azalma gibi ciddi
yan etkiler
oluşabileceği için
düzenli olarak
doktorlarını
görmelidir. Nadiren,
bazı anti-HIV
ilaçları için
ölümcül vakalar da
dahil olmak üzere,
karaciğerin zarar
görmesi gibi yan
etkiler
bildirilmiştir.
|
Mitlerin sizi yanlış
yönlendirmesine izin
vermeyin. Daha fazla bilgiye
ihtiyacınız varsa
doktorunuzla hangi
ilaçların sizin için uygun
olduğu konusunda gerçeklere
dayanan görüşmeler yapın.
Kaynak :
Aids.gen.tr
|